|
|
|
| |
02.02.2010 |
TÜRK KÜLTÜR SANAT-SEN’İN 25 KASIM UYARI EYLEMİ
TÜRK KÜLTÜR SANAT-SEN’İN 25 KASIM UYARI EYLEMİ
Sendikacılık Tarihine Bir Not Daha Düştük: İŞ BIRAKTIK!
Dahil olduğumuz Toplu Görüşme süreçlerinde demokratik, ekonomik, sosyal ve siyasal haklarımızın verilmesini istedik.
Grevli, toplu sözleşmeli, yönetime katılma ve siyaset yapma haklarını içeren bir sendika yasası istedik.
Eşit işe eşit ücret istedik.
Milli gelirin sosyal gruplar arasında adil dağıtılmasını ve iktisadi büyümeden pay istedik.
Kurumlar arası ücret adaletsizliğinin giderilmesini istedik.
Çalışma ortamlarının iyileştirilmesini, tayin, terfi, atama ve görevde yükselmelerdeki adaletsiz uygulamalara son verilmesini istedik.
Memurumuzun kendisi ve ailesi için insanca yaşayabilecek bir ücrete kavuşturulmasını istedik.
Ekonomik krize karşı alınan tedbirlere paralel olarak yalnızca üreten kesimin değil, tüketen kesimin de
desteklenmesini istedik.
Bu konuların çözüme kavuşması için, yıllar boyu uzlaşma arayan, görüşme masalarını asla terk etmeyen
Türkiye Kamu-Sen oldu.
Ancak bu yoldaki mesaimiz ve bütün gayretlerimiz sonuçsuz kaldı. 2004 yılında “Size toplu görüşme ve grev hakkı vereceğiz; daha ne istiyorsunuz!” diyen Sayın Başbakanımız sözünü tutmadı. Yürütme erkini kullanan yetkili siyasiler kanunlar karşısındaki vurdumduymaz tavırlarını sürdürdü, sosyal diyaloğu defalarca pas geçti.
Uzlaştırma Kurulu, 2009 yılı Toplu Görüşmeleri ile ilgili olarak verdiği kararda, “sistemin çalıştırılabilmesi için kurul kararlarının bağlayıcı olması” gerektiğine hükmetmiştir. Yani bu kurulda yer alan akademisyenler ve hukukçular şunu söylüyor: “BU MASA ÇALIŞMIYOR VE BİR İŞE YARAMIYOR”
Sonuçta her şey tıkandı. Yetkili sendikalar, Kamu İşveren Kurulu ve Uzlaştırma Kurulları bütün işlevini yitirerek prestij kaybına uğradı. Artık sözlerin ve yazıların sonuna gelindi.
Ülke olarak imzaladığımız uluslar arası sözleşmeler (ILO) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Memurun toplu sözleşme ve grev hakkı vardır” demektedir. “…Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletler arası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz.” hükmünü ihtiva eden Anayasamızın 90. Maddesine 5170 Sayılı Yasa’nın 7. maddesi ile 2004 yılında eklenen, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” ibaresi eklenmek suretiyle kamu çalışanlarımızın hakkı ve hukuku tam anlamıyla açıklığa kavuşmuşken, gerekli yasal düzenlemeleri yapmayan yetkilileri millete ve kamuoyuna şikayet etmek için harekete geçtik.
25 Kasım 2009 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı önünde toplanan yönetici ve üyelerimiz seslerini duyurdular. Kırmadan, dökmeden, sövmeden, Türk Devlet Memurunun onur ve vakarına, Cumhuriyet gençliğine yaraşır bir duruş ile eylem ortaya koydular. “Memur yan gelip yatıyor! Ne iş yapıyor ki?” diyen idarecilere yan gelip yatmadıklarını, çalıştıklarını; memuriyete intisap etmeden önce koruyup kollayacaklarına yemin ettikleri Devlete sahip çıktıklarını söylediler.
Genel Başkanımız H.Hüseyin Yılmaz’ın yaptığı basın açıklamasını müteakip Sıhhiye’deki Abdi İpekçi Parkı’na yürüyen üyelerimiz burada öğle saatine kadar yapılan etkinliklerin ardından dağıldılar.
|
| |
| Bu Haber 267 Kez Okunmuş |
Kaynak: Kamu-Sen |
<< Önceki
Sayfa |
|
|
|
|
|
|